Moda tarihi, insanların tarihidir. İnsanlar binlerce yıldır giyim modasını severler. Mısır'ın ilk günlerinden günümüze kadar giysiler, bir şekilde kim olduğumuzun ifadesi olmuştur. Tarih boyunca çizimler, belgeler ve diğer arkeolojik bulgular çeşitli eski uygarlıklarda insanlar tarafından giyilen modaları da ortaya çıkarmıştır.

 

Yunanlılar doğudaki komşularından farklı tarzlarda giysiler giyiyorlardı. Hem kadınlar hem de erkekler genellikle daha kalın yünlü uzun elbiseler giyiyordu.

 

Eski Mısırlılar tipik olarak hafif pamuklu kıyafetler giymişlerdir;  kadınlar uzun, hazır elbiseler giyiyorlardı. Zamanla Romalıların egemen olmaya başlaması ile Romalılar aynı zamanda stil ve modanın da en önemli örneği olarak bilinmeye başladılar.

 

Avrupaya doğru, kuzeye göçün başlaması ile, stiller değişti. Kadınlar kendilerini sıcak tutmak için daha fazla malzeme kullanıyordu ve erkekler zırh ya da düz giysiler kullanıyordu.

 

Amerika kıtasına göç edenler yeni kıyafetler üretmek için hiçbir yol ve malzeme olmadığı için kıyafetler sipariş edildi ve gemilerle okyanusa gönderildi; Erkekler tozluklarla takım elbise giyiyorlardı ve kadınlar daima  uzun kıyafetler giyiyorlar ve başlarına mutlaka şapkalar giyiyorlardı. Biçimler hacimli elbiselerden yumuşak, sık, yüksek belli elbiselere dönüşmeye devam etti.

 

Godey’in Lady's Book adlı kitabı 1800'lu yılların en moda sesi oldu. Bundan sonraki dönemde Fransız modalarına övgüler gösterdiler ve Amerika Birleşik Devletleri'nde hızla çok popüler oldular.

Stilistler, 1700'lerden itibaren daha hacimli eteklere geri döndüler.  Sentetik boyalar, giysilerin çeşitli renklerde boyanmasına izin verdi. Bu, yeni, daha parlak stillerin kapısını açtı. Bu noktaya kadar, tüm giysiler kişiye özel olarak yapılıyordu fakat daha sonra Abba Gould Woolson, kıyafetlerin toplu olarak üretileceği ve kitlelere satılacağı hazır giyim modası yaratmaya başladı.

 

Yüzyılın başlangıcına gelindiğinde, kadın etekleri daha ince ve biraz daha kısa olmaya başladı. Erkek pantolonları yavaş yavaş diz boyundan ayak bileği uzunluğuna gitti.

Dünya Savaşları arasında, kadın modası genellikle dizin hemen altında daha kısa eteklere dönüştü. Erkeklerde ise Levi'nin kotları giderek daha popüler hale geldi.

 

Altmışlar ve yetmişler modada büyük geçiş dönemidir. Kadınların pantolonu giymeleri gittikçe daha çok kabul görmüştür. Giysiler daha kısa ve gevşek hale geldi.

80'ler hem erkekler hem de kadınlar için büyük moda akımlarını ve değişik saç modellerini beraberinde getirdi.

Zamanla yirminci yüzyıldan ve yirmi birinci modele geçtikçe, modalar da her yıl değişmeye devam ettiler ve bugün değişmeye hala devam ediyorlar.